Gerilla ne ola?
Youthrep’in yeni çocuğu olmanın verdiği “Anne parayı bakkal amcaya ne zaman verecem” ruh halinden sıyrılıp bloga bir yazı göndermek iyi olur sanki:)
Konumuz gerilla marketing olsun bu yazıda.
TDK’nın gerilla kelimesine açıklaması:
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk.
Pazarlama için bu tanım mesela mass media ve atl kullanımının karşısında fakir ama gururlu gencimizi anlatıyor olabilir. Zamanı geldiğinde zengin patronu” reklamcılığın” karşısında “Hatırlar mısın ajans abi, bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı” nidası atar mı bilinmez ama gerilla marketing gerçekten de hepimizin “algı” için uğraş verdiği bu dünyada güçlü bir silah.
Aslında TDK’da yer alan bir diğer tanımlama: “Bağımsız bir biçimde hareket eden çete” Ancak bu çetemizin “ben Corleone ailesinin bir ferdi olabilirim ama kendi çapımda kralım” yaklaşımı pazarlama dünyası için iyi olmayabilir. Zira pazarlamada da mutlaka bir Don Corleone bakış açısı ve mantalitesi olmalı. Babamızın dediği olur ve biz de tüm aile olarak buna destek vermezsek Sopranos aleminde tutarsız kalırız ve düşman ailenin üstümüze mermileri yağdırması an meselesi…
Gerilla Marketing kavramının yaratıcısı Jay Conrad Levinson, tüketicinin web sitesine ya da firmayla iletişim kurabileceği bir adrese yönlendirilmesinin, tüketicinin şirketle veya ürünle iletişim kurmaya yönelik isteğini artırdığını belirtiyor.* Bu yüzden de gerilla marketing için internet çok önemli bir silah olabilir.
-Tamam da gerilla marketing ne sen bize önce onu söyle
diyorsanız öncelikle size, ne olduğunu bilmeden yazıyı buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim:) En basit tanım olarak geleneksel olmayandan ortamlarda, beklenmedik metotlarla, minimum pazarlama yatırımları ile (hatta ekstra hiç bir yatırım yapmadan), maksimum geri dönüşlerin alındığı pazarlama aktiviteleri ve stratejileri bütünüdür, diyebiliriz gerilla pazarlama için… Bu güzel tanımlamadan ötürü marketingma’dan Alper’e teşekkür ederim.
Gerilla mantığı budur zaten. Param yok, inancım var diyebilmektir. Her ne kadar şu an bazı afişlerde dalga geçilse de işporta standlarında bayan iç çamaşırlarını kafalarına takıp bağıra çağıra mal satmaya çalışan adamlar gerillalığın ilk kitabını yazanlardır belki de. Herkesin aynı mesajı verip aynı yolla markasını öne çıkarma(ma)ya çalıştığı bu ortamda hedef kitlesini temsil eden bir gruba kendilerini çok daha farklı bir şekilde anlatan markalar bunu çok daha ucuza gerçekleştireceklerdir. Gerçekten başarılılarsa da o zaman ilk dokundukları temsilciler heyecanla bütün arkadaşlarına bu deneyimlerini anlatacak, kelebek etkisi markamız için kendini gösterecektir. Umarız iyi yönde gösterir çünkü dünyada başarısız gerilla faliyet örnekleri çoktur. Bunlara da gelecek yazıda yer verelim. Hem biraz merak edin siz de. Baba serisi bile 3 filmdi…:)
*Kaynaklar: milliyet.com, marketingma, tdk.gov.tr

