Ara
28
2006
0

Bu sabah çok güldük :)



Bayramla yılbaşı birleşti ya 3 burcu ve cumi Amsterdam’a gittiler. Fıratın yorumu sabah gülme krizlerine yol açtı. Aynen paylaşıyoruz :))

” Dini değerlerimizin kardeşlik ve paylaşma duygusuyla pekiştiği bu güzen kurban bayramımızı hayırlara vesile etmek gerekirken kurbanlık koyunlarımızı ecnebi adetleri olan şişman bir adamın altında oyuncak etmek deccallik değil de nedir. Ayrıca kurban bayramında hacca gitmek ve uhrevi bir hizmeti yerine getirmek varken buna ayıracağı bütçeyi Amsterdam gibi adında iki kez küfürlü kelime geçen günah yuvalarına gezmeye ayıran kızlarımızı da derhal bu hatalarından dönmeye davet ediyorum.”

Tövbe edin

Yazar: admin | Kategori: ajans yasami | |
Ara
28
2006
0
Ara
26
2006
0

Benim gibi unutursanız

Uzun zamandır bloga yazmadığımı fark ettim. Unutmuşum. Oluyor bazen. Bir şey yapmayı ya da bir şeyin kendisini unutuyoruz. Mesela bundan 2 hafta önce evde anahtarlarımı kaybettim, koyduğum yeri de unuttum. Onlar olmadan da evden çıkamayacağım için bulmak için şirkete 20-30 dakika geç kaldım. (Allah’tan kimse bilmiyor yaşasın:P) Bazen hepimiz “Keşke bir alet çıksa kaybettiğim eşyayı hemen bana gösterse” deriz. İşte Loc8tor böyle bir alet. Küçük tag’lerini kaybetmekten korktuğunuz eşyalara bağlayın. 183 metreye kadar size yerini göstersin. Hatta çocuğunuza bağlayın. Belirlediğiniz alanın dışına çıkarsa alarmı ötmeye başlasın. Böylelikle çocuğunuz fazla uzaklaşamadan ondan haberiniz olur. Loc8tor şimdilik sadece online satılıyor…. Kafanızda bir fikir vardı. Unuttunuz diyelim. Loc8tor onu hatırlatıyor mu? Maalesef… Ben bu yüzden bloga uzun zamandır yazmayı unuttum mesela…:)

Yazar: admin | Kategori: cr8ive | |
Ara
01
2006
0

Adile Teyze Biliyordu

Pazarlama dünyasının bilinen ama pazarlamacılar tarafından uygulaması pek sevilmeyen kavramlarındandır “customization” yani kişiselleştirme. Olabildiğince ürününüzü tüketiciniz için bireyselleştirme ve sadece onlar için üretildiğini hissettirebilme. Sizin tasarımlarınızla oluşturulan ayakkabınız, size özel hazırlanan kartpostal ya da takvimler hep bu çabaların verimli sonuçlarını yansıtır. İletişim dünyası için daha da zor bir kavramdır. Türü için “mass media” olan reklamlar nasıl olur da kendini bireyselleştirebilirdi ki? Televizyonlarda yapılan reklamlarda ya da programlarda nasıl bireyselleşebilinecekti ki? Tüketicileri kendine bağlayan kavramı kullanamayacak mıydık? Ama hepimizin çocukluluk kahramanı Adile Naşit farkında olarak mı yaptı bilinmez, bizler için hazırladığı çocuk programının bitiminde kimimizin ismini söyler. “Serhat, Bahadır, Burcu, Fırat, Deniz, Melis, Oktay, Teri hadi bakalım dişlerinizi fırçalamayı unutmayın” der. Adımızı okuduğu için bize seslendiğini düşünür mutlu olurduk. Adı okunmayan nice Ezgi’ler Emre’ler Cihan’lar Adile Teyze’nin onları unuttuğunu düşünürdü. Adile Teyze adımızı tek tek sayarken biz de deli gibi onun bizim de adımızı söylemesini beklerdik. Televizyon programcılığının en güzel bireyselleşme örneklerinden biridir. Adile Naşit’in eşsiz karakterini unutulmaz yapanlar özelliklerinden biri de belki de fark etmeden yaptığı bu bireyselleştirme örneğidir.

Ekşi Sözlükten:

“neşe kaynağı,tatlı,sevimli,iyi,tonton teyze;ünlü bir tiyatro ve sinema oyuncusu.
uykudan önce bize masallar anlatır sonra da hepimizin ismini sayarak iyi uykular derdi.
çok ağlamıştım ölünce,sevgi dolu bir kadındı.” ren hoek

“uykudan önce programında ismimi söylediği günü hatırlarım çok heycanlanmıştım.” nueation

Yazar: admin | Kategori: cr8ive | |

GENCLIK PAZARLAMASI ILETISIM VE REKLAM AJANSI - YOUTH REPUBLIC