Oca
27
2007
0

Gençler Geleceğe Sahip Çıkıyor


Yeryüzü her sene daha fazla ısınıyor. Dünya tarihinde kaydedilen en sıcak yirmi yılın on dokuzu 1980 sonrasında kaydedilmiş. Küresel ısınma yüzünden artan oranda felaketler dünyayı etkiliyor. Bu duruma hükümetlerin el koymasını isteyen Amerikalı ve Kanadalı gençler bir araya gelerek bir platform kurmuşlar. “Campus Climate Challenge”

450′den fazla üniversitenin öğrencileri, kongre üyelerini küresel ısınmaya karşı uyarmak, onları eğitmek daha da önemlisi onları çevreye saygılı kanunlar çıkartmaya zorlamak adına birleşmişler. Örneğin elinizde “Sayın Kongre üyesi…. Artık adım atın. Karbon kullanımını %80 azaltın. Oyvereniniz…..” yazan kartonlarla resim çektiriyorlar. Sonra bu kart, kartı hazırlayan kişinin bölgesinin kongre üyesine gönderiliyor… Herhangi siyasi bir akımdan etkilenmiyorlar. Tek motivasyonları geleceğe ve çevreye sahip çıkma arzusu… Umarız bizler de kimsenin dolduruşuna gelmeden böyle hareket eder hale geliriz. Daha fazla bilgi için…

Yazar: admin | Kategori: Haberler | |
Oca
17
2007
1

Gerillaya aşığım

Yukardaki yaratıcılığa yukardaki gerillaya kim aşık olmaz. İnsan bunları görünce fikir üretmenin ve bunu uygulamanın güzelliğine bir daha tanık oluyor. Tebrikler…

Yazar: admin | Kategori: cr8ive | |
Oca
17
2007
0

Pepsiden gençlere yönelik atak

Pepsi aldığı yeni kararla gençlere yönelik büyük bir kampanya başlattı. Kampanyanın temelinde Pepsi yöneticilerinin yeni nesili “değişken, bireyselliğe yatkın, çoklu kültüre alışık” olarak kabul etmeleri yatıyor. Kampanya ise Pepsi’nin ambalaj tasarımlarında özellikle görülecek. Amerika’da her 2-3 haftada bir ürünlerin ambalajı tamamen değişecek. Sadece logo aynı kalırken her ambalajda internet sitelerine yönlendirme ve o sitelerde daha fazla içerik bulma şansları olacak.

Ünlü tasarımcılar ya da popüler karakterlere yaptırılan tasarımlar da şişeleri süsleyecek. Her Pepsi aldığımızda farklı bir tasarım ve o tasarımda farklı içerik olacak. Kimi zaman tasarımda yer alan siteye girildiğinde Pepsi’nin outdoor reklamlarını yaratma şansımız olacak kimi zaman da kurulacak başka sitede videolarımızı paylaşacaz. Bu kampanya Türkiye’ye ne kadar yansır bu bilinmez… Pepsi gençlere yatırım yaparak ve onların ilgisini çekmeye çalışarak doğru bir adım atıyor kanımızca…

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Youth Marketing, cr8ive | |
Oca
17
2007
0

Wii Sports Diyeti mi ? Neden olmasın :)


-Alo merhaba , bir kova hot wings yanında mısır ekmeği ve coleslaw salatanızdan istiyorum ayrıca yanında bol sos, ketçap mayonez gönderin lütfen

- Başka bir arzunuz ?!

- Aaa az kalsın unutuyordum birde diet cola lütfen, 1 litrelik

-!?#……..

Ne Atkins diyeti ne Sezen Aksu diyeti ne de Tarkanın lahana çorbası sizi az sonra alacağınız milyarlaca kolariden kurtaramaz. Ama bir çözüm var !

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi abartmazsanız istediğinizi yiyerek yani damak zevkinizden fedakarlık etmeden üstüne üstlük eğlenerek kilo vermenin bir yolu var

Gecenin 3 ünde reklam kuşağında sauna eşofmanı satmaya çalışan adamlar gibi bir giriş cümlesi yaptığımın farkındayım ama aşağıda bahsedeceğim “kilo verme” olayı hem gerçek hem de cidden eğlenceli ( bu kısım gerçekten doğru )

Nintendo nun yeni oyun konsolu Wii yi biliyorsunuzdur, bilmiyenleri sağ tarafa alıp şuraya tıklatalım bilenler benimle birlikte alt paragrafa geçsinler.

Wii nin ilk oyunu Wii Sports ile 6 haftalık program hazırlayıp yeme alışkanlıklarını değiştirmeden sadece günde 30 dakika Wii Sports oyunu oynaraka 82 kilodan 72 kiloya düşen bu arkadaş 1.5 ayda 10 kilo vermenin mutluluğunu bizimle paylaşmış.

Yeni nesil oyun konsolları diyet furyası başladı diyebilir miyiz ?

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi, Youth Marketing | |
Oca
16
2007
0

Flash Mobbing : Japanesee Style

Flashmobbing ülkemizde henüz yapılmayan ya da yapılabilmesi güç olan bir aktivite türü. Flashmobbing ile ilgili blogumuzda daha sonra uzun bir yazı yazıcaz ama ön bilgi için sizi şöyle alalım

Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim, lafı daha fazla uzatmayayım ve sizi Capon işi Flash Mobbing le başbaşa bırakayım

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=bj0Ma2CsHME]

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi | |
Oca
16
2007
0

David Beckham v2.0



Dünyanın en iyi futbolsucu olmayan bir oyuncu nasıl olurda kendini dünyanın en önemli futbolcusu olarak pazarlayabilir ? Bilmiyoruz ? Cidden bilmiyoruz…

Spice Girls’ün üyesiyle evlenip paparazzi gazatelerinden inmeyen bir evlilik yaşayarak mı ?
Çılgın freekicklerle Elvis olarak mı ?
En son Dünya Kupasını moda showuna çeviren ve sürekli değiştirdiği saç stilleriyle mi ?
Zidane ve Ryan Giggs den daha fazla yeteneği olduğu için mi ?

Sonuncusu hariç diğer hepsiyle ve futbolunu değil Beckhamı pazarlayabildiği için tüm bunları başardı. ( biraz biliyormuşuz :) )

David Beckham’ın önümüzdeki sezon top koşturacağı (?) L.A Galaxy takımına getireceği marketing gücünü şuan oynadığı Real Madrid’e transfer olduğu ilk günleri hatırlayarak;

  • Grupo Sanitas isimli sigorta şirketi Real Madrid deki sağlık masraflarını karşılamak için Beckham’ı 400.000 $ ‘a sigortalamıştı
  • İmza töreni 39 televizyon şirketi tarafından Dünyanın 4 bir tarafına canlı yayınlanmıştı

küçük bir tahminde bulunabiliriz.

Amerikalı spor pazarlamacıları L.A. Galaxy’nin Beckham’ı transfer ederek sadece takımına yıldız bir isim katmadığını Major League of Soccer ( MLS) ‘ın yeni yüzü olma ve Amerika da futbola olan ilgiyi arttırma fırsatını elde etmedi, Beckham ile birlikte sponsoru olan veya olmak isteyen birçok markayı da MLS ‘e çekti.

Beckham şuan kendisini olası sakatlıklara karşı 195 milyon $ ‘ sigortalattı. Tüm bunların yanında bizce bu MLS için bir sıçrama noktası ve Avrupa ligleri ile aynı seviyede ilgi görmesini sağlayabilir. Daha şimdiden MLS yayın haklarını almak için birçok Avrupa TV Network’ü sıraya girmiş ve kesenin ağzını sonuna kadar açmış durumda. Adidas gibi birçok spor markası L.A.Galaxy formalarının sponsoru olmak için savaşa başladı.

Sezon başına 10 milyon $ alacak olan Beckham Amerikaya sadece ailesiyle ve birkaç bavulla değil peşinde devasa bir marka ordusu ve milyarlarca dolarlık bir pazarla gidiyor.

Sonuç olarak ” Futbolun beşiği İngiltere Amerikaya taşınıyor,hem de FedEx le :)

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi | |
Oca
12
2007
0

Adım ne demiştiniz ?

İnternetin bize sunduğu imkanları tek tek saymaya kalksak yazdığımız yazıları koymak için yeni bir internet yaratmamız gerekir ki bu da bizi Andy ve Larry Wachowski kardeşlerin Matrix Trilogy sini hatırlatan bir duruma sürüklüyor -ki şuan da George Lucas’ın Star Wars filmindeki Jedi ların Amerikada bir din olarak kabul edilebildiği gerçeğini görmezden gelmeye ne kadar devam edeceğiz o da ayrı bir muamma- bunun sonucunda Matrix deki gibi iki ayrı evrene bölünüp uçsuz bucaksız bir karmaşıklığın içine girmiş oluruz.

2 ayrı strateji, 2 ayrı ödüllendirme mekanizması, 1 hedef… Türkiyenin 2010 hedeflerinin ve kalkınma planının giriş cümlesi değil sakın yanlış anlamayın, bu giriş sadece interneti ve insanların para kazanmak için ne kadar uç noktalara gidebileceğini anlatmaya çalıştığım bir haberin başlangıcı.

Birincisi Scott MacDonald isimli ( şimdilik) bir gencin ismini kendisine en yüksek teklifi veren kişinin/firmanın seçtiği isim ile değiştirmesiyle başlıyor. İsminin gerçekten tahammül edilemez derecede olduğunu düşünenler ve kendisine hak verenler en yüksek teklif olarak 36.789,10$ teklif etmiş.

İkinci örneğimiz ise Aaron Schwarz isimli ( artık değil ) ve adını beğenmeyip şöyle cancanlı kımıl kımıl bir ad arayışına giren gencin , kendisine gelen yeni isim önerenler arasından en güzel ismi gönderene 25.000$ vereceğini vaad ediyor. Sonunda mı ? Kensini şuan Sunshine Megathron olarak çağırabilirsiniz. Bu ismin kafasındaki bereyle daha uyumlu olacağını düşünmüş olacakki 25.000$’ı gözünü kırpmadan vermeye razı olmuş.

Peki ya siz ? Size konulan isimden dolayı ailenizden para talep ettiniz mi ? Ya da aileniz ” Bu ismi sana deden koydu ona 15.000YTL borcun var ” diye karşınıza çıksa ne dersiniz ?

Ben mi ? Ben ismimden memnunum ama “Huckleberry Finn” olsa daha güzel olmaz mıydı diye de içimden geçirmedim değil :)

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi, Youth Marketing | |
Oca
11
2007
1

Kiranızı Nasıl Düşürürsünüz ?


Pazarlıkla mı ? Kimle ev sahibiyle mi ? Yoksa bu “pazarlık” işini başkalarına bırakmakmı daha kolay ?

Ev sahibi değilseniz, yanlız yaşıyorsanız ve oturmak istediğiniz semtteki kiralar astronomik rakamlardaysa işte size kısa yoldan bir çözüm.
İsrailli bir grup genç ev kiralamak istedikleri sokağın köşe başlarına kartondan cut-out fahişeler yerleştirmiş. Bu sayede sokağı “ziyarete” gelenlerin sayısı artıyor ama bununla ters orantıda mahallenin itibarıda düşüyor. Bu da ev kiralarının ucuzlamasına ve hayallerindeki evde ucuza oturma fırsatına sahip olmalarına sebep oluyor.

Matematik oldukça basit ;

Mahallenizdeki fahişe sayısındaki artış = Kiraların düşmesi

Eve çıkma planları yapan ve kira fiyatlarının yüksekliğinden yakınan biri olarak İsrailli arkadaşları cesaretinden dolayı kutluyor banada yardımcı olmaları için fazla cut-out ları kargoyla bana yollamalarını rica ediyorum.

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi, Youth Marketing | |
Oca
10
2007
0

Sizin Arabanın Deposuna Kaç mp3 Sığıyor ?


İnternet her yerde. Buzdolaplarının içinde -bunu duymuştuk…Arabada -eski haber geçin…Benzin istasyonlarında ? İlginizi çektiğine eminim. Ülkemizde benzin istasyonları litre başına kontör yada 50 YTL lik akaryakıta bardak verip dururken, geçtiğimiz hafta CES ( Creative Electronic Systems ) showunda tanıtılan Dresser Wayne ismiyle üretilen benzin pompası içindeki Wİ-Fi bağlantısı ile siz deponuzu doldururken bu benzin pompasıda İpodunuza ya da Wi-Fi bağlantılı herhangibir cihazınıza mp3 dolduruyor.

Yeni nesil anında ödüllendirilmenin ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuz. O yüzden araba alımından tatil yerlerinin seçimine kadar ailelerini yönlendiren gençler benzin istasyonu seçiminde de söz sahibi olmak için daha hevesli olacaklar.

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi, Youth Marketing | |
Oca
10
2007
0

(Ca$h)fet Kendini

Aslında Türkçe isimlerin başına yabancı ekleri getirmekten keyif alan birisi değilim, Serhat yerine Sirhot, Barış yerine Barısch yazanlardan hızla uzaklaşmamla tanınırım ancak yazının başlığını yerine koyunca ortaya çıkan ”cuk” sesinin büyüsüne ve gazına kapıldım TDK dan özür dilerim.

Jeneresyon X ’i direk geçip, ortaya karışık yanarlı dönerli bir jenerasyon çıktığını ve internetin yüce gücünü sonuna kadar kullanma iç güdüsüyle doğan ,kimilerinin bebecik kimilerinin tam donanımlı bir saylon olduğunu iddia ettiği ”şimdiki gençler” anlık eğlencelerini ilginç anlarını yada kendilerine ve\veya başkalarına ait ”özel” dakikaları paylaşarak para kazanabiliyor.

Youtube hayatımıza gireli 1 sene olmasına ve ülkemizdeki internet kullanım oranının Avrupa’nın çok altında olmasına rağmen, İnternet Mahir ve Ultra Mega Hiper Star Tarkan dan sonra yeni Youtube ünlülerimizin çıkması başta internet cafe sahiplerini sonrada aileleri şaşırttı. Liselerde ortaya çıkan skandalları ve kavgaları saymazsak Youtube bize Türk gençliği hakkında şehir efsanesi tadında dolaşan gerçekleri suratımıza tokat gibi çarpmanın dışında hikayenin ana kahramanı gençlerin ceplerini doldurmaktan uzakta sadece ”olm gördünmü benim video yu 100.00 kişi izlemiş” arkadaş sohbetlerinde masadaki meze olmaktan uzağa gidememişti.


Papazın hergün pilav yemediğini bilen sadece biz değilmişiz ki Youtube un mezelerinin yanında gönderdiğiniz videolara nakit para veren sitelerin ortaya çıkması uzun sürmedi. Mekanizma oldukça tanıdık; siz ilginç bir video gönderiyorsunuz ve izleyen kişi sayısına göre para kazanıyorsunuz. Her 10.000 kişiye 10$ veren siteler gün geçtikçe artıyor. Sansürün ”S” sinin geçmediği bu siteler Youtube’a göre oldukça avantajlı bir konumda. Özellikle Google’ın Youtube’u satın aldıktan sonra ardı arkası kesilmeyen davalar yüzünden sıkıntı yaşaması bahsi geçen diğer sitelerin ekmeğine yağ sürmüş durumda.

Annelerimizin ”Kızım altın bileziğin olsun biçki dikiş kursuna git” dediği zamanların üstünden yaklaşık 4 yüzyıl geçtiği için şimdiki ”Altın Bilezik” kendi veya başkalarının hayatından komik ilginç anları görüntüleyip bunu dünyayla paylaşmak, yani bir nevi paparazzicilik ya da BBG cilik oynamak.

Kısacası zaman kendini (Ca$h)fetme zamanı.

Yazar: admin | Kategori: Trend Ofisi, Youth Marketing | |
Oca
09
2007
2

Bi ucundan tutar mısınız ? :)


Geçtiğimiz yıl internet sayesinde isteklerine kavuşan bir çok kişinin maceralarını yine internet sayesinde izleme şansına sahip olduk. ”My Red Paper Clip” örneğini hepiniz biliyorsunuz ama sıkı durun yeni örnekler 2007 de de gelmeye devam edecek.

Şu sıralar gündemde olan Avustralyalı genç bir kız İngiltere’ye gitme hayallerini gerçekleştirmek için başkalarının oylarını istiyor. Eğer bu seyahati gerçekleştirirse İngilteredeki kız kardeşinide uzun bir aradan sonra görebileceğinide ekleyerek hayallerini gerçekleştirmenin altın kuralı olan duygusal bağıda ”Viral” kampanyasına ekliyor. Sizde bu siteden Dünyanın bir ucundan bir ucuna” kız kardeşini” görmeye gitmek isteyen kıza yardım edebilirsiniz. Başkalarının sıradan bir tıklamasının ya da küçük bir vakit ayırmanın inanılmaz gücünü ve umutsuz insanların hayallerini gerçekleştirme gücünü hafife almamız gerektiğini geçen yıl öğrenmiştik. Di mi ? : )

Yazar: admin | Kategori: Haberler, Trend Ofisi | |
Oca
09
2007
1

Internet @ 2007 : Bizi Neler Bekliyor


Nostradamus ya da Merlin’in kehanetlerinin doğruluğu ya da yanlışlığıyla uğraşmadan ilk ağızdan size 2007 yılı öngörülerini sunuyoruz.

  1. Apple’ın ipod monopolisi tüm hızıyla devam ederken MacOSX işletim sisteminin Pazar payını %5 ten %5.1’e çıkaracak
  2. Google elindeki devasa pazarlama datasıyla bir kez daha Microsoft ve Yahoo’yu alt edecek
  3. Blog çılgınlığı büyümeye devam edecek ve 2008 seçimlerinde çok etkili olacak
  4. Sosyal networkler üyelerinin para kazanabilmesi için yeni bir yer haline gelecek
  5. Gazeteler inandırıcılığını yitirecek
  6. Büyük reklam yatırımları internete yönelecek
  7. Internet odaklı reklam ajansları açılacak
  8. Virüsler ve Spam mailler daha da büyük bir bela haline gelecek
  9. Dijital ID interneti daha güvenilir kullanıcı ve ziyaretçi dostu yapma yolunda yeni yollar açacak
  10. Tüm 2007 senesi aslında 2008 de gerçekleşecek bilgi çılgınlığına ( infolution ) bir hazırlık yılı olacak

Kaynak :://www.informationarchitects.jp/web-2007-digital-summer-of-love

Yazar: admin | Kategori: Haberler | |
Oca
03
2007
0

Ben kimi istersem o ünlü olur

Karşınızda Jefree…
Web 2.0 döneminden bahsede bahsede bir hal olduk ancak gençlerin trendleri bakımından önümüzde meşale gibi parıl parıl parlıyor. Myspace, youtube, flickr gençlerin kendilerine sunulandan vazgeçip “kendilerinin sunmalarını” kendilerini anlatmalarını sağlıyor demiştik. İnternet içeriğine kullanıcıların karar vermesi her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor. Öncelikle de gençler arasında. Artık gençler MTV gibi kanalların kendilerine sunduğu yeni ünlüler yerine kendilerinin belirlediği sıradan insanları ünlü yapıyorlar. Yani artık onlar kahramanlarını kendileri yaratıyorlar. Bunun son örneği Jefree Star isimli bir genç. myspace.com/jefreestar adresi şu ana kadar 15 milyondan fazla kez ziyaret edilmiş. Şarkıları dinleniyor ve paylaşılıyor. Jefree eski yöntem olan kendi flyerlarını hazırlatmak yerine kendine e mail adreslerinin yer aldığı listeler hazırlamış. Böylelikle hayranlarına sanal yoldan tanıtım yapmış.

MySpace’in sunduğu imkan, yaratılan eserlerin çok kısa bir zamanda çok büyük kitlelere ulaştırabilmesi… Ancak uzmanlara göre elle tutulur bir müzik kariyeri için hala pazarlama, medya ve iletişim ayaklarının kurgulanması şart. Yoksa her çaba sanal olarak kalabilir.

Özetlersek gençler her şeye karar vermeye başladı. Yakında 23 Nisan’da çocukların milletvekillerinin koltuklarına oturmaları gibi gençler de biz pazarlamacıların koltuğuna oturacak, markamızın adına, ürünün içeriğine, satışına dağıtımına tanıtımına kısacası her şeyine karar verekcekler. Belki de hiç farkında olmadan, odalarındaki bilgisayarlarından. Üstlerinde pijama…

Yazar: admin | Kategori: Trend Ofisi | |
Oca
02
2007
1

yuvarlak masa toplantıları

Sizce bu resimdeki insanlar ne yapıyorlar ? Evet bildiniz, birtür toplantı yapıyorlar. Biz bu toplantılara yuvarlak masa toplantıları diyoruz. Bir fikir üzerinde dönerken laptoplar açılıyor ve anında araştırma yapılıyor. Yuvarlak masa toplantılarını seviyoruz :)

Yazar: admin | Kategori: ajans yasami | |

GENCLIK PAZARLAMASI ILETISIM VE REKLAM AJANSI - YOUTH REPUBLIC