Şub
08
2008
0

Youth Marketing’de 80:20 Kuralı

Yaptıkları takip edilen, trendleri yaratan “cool” gençleri etkileyebilmek, onların kullandığı markalar arasına girebilmek, günümüz pazarlama dünyasında marka değeri yaratmak adına çok önemli bir rol oynuyor. Öte yandan sadece bu gençlerle yapılan iletişim onların takipçileri olan diğerleri (ki bu gençler çoğunluğu oluşturuyor) tarafından anlaşılamayabiliyor. Bu ay threebillion’da çıkan bir makalede bu çelişkiyi ortadan kaldırabilecek başarılı bir saptamaya yer verilmiş:

“Gençlik pazarınızı ikiye ayırın:

Bütçenizin %20’sini çok cool bir şey yapmak için harcayın. Direkt olarak kamuoyunu oluşturan kişileri hedefleyin ve bu fikrinizin daha önce gerçekleştirilmediğine emin olun. Analizlerini ve temel performans göstergelerini unutun. Bunu bir deney olarak düşünün ve ayrılan parayı baştan kaybedilmiş gibi düşünün. Dışarı çıkın ve pazarlama sanatını sergileyin.

Kalan %80 pay ile asıl işlerinize konsantre olun, düzenli ve bilinen müşterilerinizi hedefleyin. Cool olmaya çalışmayın. Ürünü sattıracak, denenmiş ve test edilmiş metotları kullanın. Bu patronunuzu mutlu kılar ve %20’lik istisnai pazar payınızı ayırabilmenizi sağlar.

Eğer bu yöntem işe yararsa, markanızı tamamen yeni bir seviyeye çıkartmış ve bir kahraman olmuş olursunuz. Eğer işe yaramazsa, en azından satış hedeflerinize ulaşmış ve en önemlisi hala işinize sahip olmuş olursunuz.”

Yazar: admin | Kategori: Youth Republic | |
Şub
08
2008
0

Pazarlamanın Yeni Trendi: Gerçeğe Dönüşen Filmler

Pazarlama uzmanlarının beyaz perdeyi gerçeğe uyarlama projelerinin son örneklerinden biri Amerika’da görüldü. Bir düzine 7-Eleven, The Simpsons filminde yer alan Kwik-E-Mart isimli markete dönüştürüldü. Bu mağazalarda filmde sıkça adı geçen Buzz Cola, KrustyO’s Cereal ve Squishees isimli ürünler de satışa sunuldu.

Tüm bu çalışmalar uzun soluklu bir televizyon dizisi olan The Simpsons’ın beyazperdeye aktarılmış halinin tanıtımı için kullanılıyor. Filmdeki, her tür atıştırmalığın bulunabildiği, Hint aksanıyla konuşan biri tarafından çalıştırılan Kwik-E-Mart gerçek hayattaki 7-Eleven’lara benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Yazar: admin | Kategori: Youth Republic | |
Şub
08
2008
0

WoM: Dedikodu Kazanı

Gerilla ve word of mouth marketingin yeni bir varyasyonu dünyaya yayılıyor! İlk olarak otomotiv dünyasında ortaya çıkan “rumor” kavramı, teknoloji ürünleri dünyasında tekrar can buluyor.

Reklamın ve ilgi çekiciliğin alıcılar tarafından, yine alıcılar için üretildiği rumor kavramında; her şey varsayımlar üzerine kurulu. Lansmanlar öncesinde kullanıcılar sitelerdeki forumlarda “Acaba hangi ürün piyasaya sürülecek?” ya da “Acaba hangi ürün yenilenecek?” sorularına kendi aralarında cevap bulmaya çalışırken; aynı zamanda ürün henüz piyasaya sürülmeden tanıtımın büyük bir kısmı hiç masraf yapılmadan halledilmiş oluyor.

Bu durumun son örneği ise yaklaşık 2 haftadır devam eden 16 gb. kapasiteli iPhone ve 32 gb. kapasiteli iPod Touch dedikodularının 5 şubat Salı günü gerçeğe dönüşmesi oldu.

Bize göre rumor kavramını en başarılı kullananlar bilgisayar-mobil cihazlarıyla Apple ve oyun konsollarıyla Sony. Eğer rumor sitelerinden birkaçını incelemek isterseniz sizi şöyle alalım:

www.engadget.com
www.macrumors.com
www.macdunyasi.com

Yazar: admin | Kategori: Youth Republic | |
Şub
05
2008
0

Üniversite Öğrencilerinin Reklamlardan Beklentisi: Dürüstlük

Survey U tarafından üniversite öğrencilerine yönelik yürütülen araştırma sonuçları açıklandı. “Bir reklamda neye dikkat edersiniz?” sorusuna karşılık olarak “kesinlikle önemli” ile “hiç önemli değil” aralığında bir dizi kriter sıralandı. Sonuçlar ise şöyle:

Şub
05
2008
0

Enerji Paylaşımı

Bir marka, kendi enerjisine yakın bir diğeriyle birlikte hareket ettiğinde ortaya çok doğru bir iletişim çıkıyor. Starbucks ve Apple birlikteliği de bunun bir örneği. Apple kullanıcılarına o an Starbucks’larda çalan şarkıyı doğrudan iPhone ve iPod Touch’larına indirme imkanı sağlayan Wi-Fi Music Store ile başlayan bu birliktelik, QuickOrder isimli yazılımın piyasaya sürülmesiyle bir adım daha ileriye taşındı.

Bu yazılım sayesinde, müşteriler bir Starbucks yakınında iPhone üzerinden siparişlerini verebilecek, içecekleri hazır olduğunda yine iPhone’larına gelecek bir uyarı ile siparişlerinin hazır olduğunu haber alabilecek ve ödemelerini yine aynı yazılıma entegre edilmiş Semacode teknolojisiyle beklemeden gerçekleştirebilecekler.

Tasarımcı Phil Lu, yazılımını şöyle tanımlıyor: “Kahvenizi istediğiniz gibi ve hızlı alın! Bu iPhone/iPod Touch yazılımı Starbucks müşterilerine favori içeceklerini sırada beklemeden satın alma imkanı sağlıyor. Aynı zamanda yazılıma entegre edilen QuickPay, semacode-barkod teknolojisini kullanan hızlı ödeme sistemi, ödeme anında bile bekleme yaşanmamasını garanti ediyor.”

Yazar: admin | Kategori: apple, iphone, ipod, işbirliği, quickorder, starbucks, touch | |

GENCLIK PAZARLAMASI ILETISIM VE REKLAM AJANSI - YOUTH REPUBLIC